|
|
TÜRK PAZARININ GÜÇLÜ VE ZAYIF YÖNLERİ"Vremya Novostey" - 26.07.2002 Birkaç yıl öncesine kadar, Türk ekonomisi büyük bir hızla gelişiyor ve ekonomik olarak Avrupa ile aynı seviyede olmayı ümit ediyordu. Ancak, son günlerde Türk ekonomisi sürekli bir kriz içerisinde bulunmaltadır. Koalisyon hükümetinde meydana gelen fikir ayrılıkları, Başbakan'ın hastalığından kaynaklanan siyasi istikrarsızlık ülke ekonomisini son derece olumsuz etkilemektedir. 1999 yılında meydana gelen deprem felaketinden sonra daha da ağırlaşan Türk ekonomisi bir türlü krizlerden kurtulamıyor. Türkiye'nin içinde bulunduğu sorunlar komşuları olan Rusya, İran ve Azerbaycan'ı son derece tedirgin etmektedir. Zira, doğalgaz ihracatçısı olan sözkonusu ülkeler, Türkiye pazarına büyük ümitler bağlamışlardı. 1990'lı yıllarda Türk ekonomisiyle ilgili tahminler öylesine iç açıcıydı ki, Ankara birkaç ülke ile birden doğal gaz alım anlaşmaları imzalamıştı. İmzalanmış bulunan anlaşmaların en büyüğü "Mavi Akım" projesidir. Türk BOTAŞ şirketi, 2003 yılında Türkiye'de doğal gaz tüketiminin yaklaşık olarak % 14 ( 27,3 milyar m3), 2004 yılında % 20 ve 2005 yılında % 27 oranında azalacağını açıkladı. BOTAŞ bu açıklamasıyla, doğalgaz tüketiminin azalacağı yolundaki tahminlerini son 8 ay içinde dördüncü kez açıklamış bulunuyor. Ancak, BOTAŞ hangi ülkenin Türkiye'ye doğal gaz teslimini azaltacağı konusuna açıklık getirmemiştir. Türkiye'nin doğalgaz tüketimindeki azalma, Hazar Denizi projesi hissedarları arasında panik yarattı. Bir trilyon metreküp rezervi olan Hazae Denizi proje operatorü BP Azerbaijan şirketi Başkanı David Woodford konu ile ilgili olarak yaptığı açıklamada: "Hissedarlar, Türkiye'nin Azerbaycan'dan alacağı doğal gaz miktarını ve alınacak doğal gaz bedelinin ödeneceğinin garanti edilmesini bekliyorlar" dedi. Hazar Denizi'nde doğalgaz üretilmesini ve Bakü-Tiflis-Erzurum boru hattının inşaatını öngören projenin maliyeti 3.2 milyar dolar olarak belirlenmiştir. Proje'ye göre doğal gaz ihracatına, yılda 2 milyar m3 olmak üzere, 2005 yılında başlanması ve doğalgaz teslimatının 2008 yılına doğru 6,6 milyar m3'e çıkarılması planlanıyor. Türkiye, doğal gazın ilk teslim tarihini 2002'den 2005'e erteleyerek, Azerbeycan ile yapmış olduğu doğal gaz anlaşmasını defalarca ihlal etti. Avrupa Birliği enerji uzmaları Türkiye, Azerbeycan ve Gürcistan'a doğal gaz hatlarının Türkiye yerine, Türkiye üzerinden Yunanistan, İtalya ve Fransya'ya yönlendirilmesini teklif ettiler. Bu arada, İran doğal gazının Avrupa'ya nakledileceği doğal gaz boru hatlarının birleştirilmesi sözleşmesi, Yunanistan ve Türkiye arasında imzalandı. Bu amaçla Aleksandrupolis ve Ankara arasında 280 km uzunluğunda bir doğalgaz boru hattının yapılması planlanıyor. 280 km uzunluğundaki boru hattının 80 km'lik kısmı Yunanistan toprakları üzerinden geçecek. İnşaata 2003 yılında başlanılması planlanıyor. Yunanistan, doğal gazın transit nakli için ikinci bir güzergah önermektedir. Anılan güzergaha göre, doğal gaz üretimininde artış sağlanması halinde Yugoslavya, Slovenya ve Avusturya üzerinden Fransya'ya nakledilmesi öngörülmektedir. Adı geçen Avrupa ülkeleri, İran ve Azerbeycan doğal gazı için istikrarlı birer pazar olabilirler. Oldukça ucuz olan İran ve Azeri doğal gazının teslim edileceği boru hatları güzergahı, Rusya ve Norveç üzerinden nakil güzergahlarından daha kısadır. Üstelik, Rus doğal gaz yatakları giderek azalmaktadır. İran ve Azerbaycan ise, 40 yıl boyunca doğal gaz teslimini garanti etmektedir. Rus Basınından Seçmeler
|
|
|