|
Kimi
gruplar, zaman içinde yanlışlarını görerek geleceklerini yaratır,
kendilerini aşar, kimileri ise küçük sorunlarla boğuşmaktan bunalım
ve bilinçsizlik dehlizlerinde boğulup gider. Kendini sürekli aşan,
mükemmeli alçakgönüllülükle arayan bir grup olan Pentagram'ın son
albümünü merakla bekliyordum, ve özlemimi giderip, yorumlarımı yazdım.
Bu
albüm, Pentagram'ın diğer albümlerine göre, çok daha fazla mistik
ve yerel öğeler içeriyor, ama grup bunu çok daha terorize ve sert
gitarlarla buluşturmayı başarmış. Bir çok şarkı hicaz makamı üzerinden
yazılmış, ve bu şarkılarda ney kullanılmış. Hicaz makamı, ayrılık,
hasret, aşk ve kederin makamıdır aslında, Pentagram'da bu makamdam
yararlanarak insanda hüzün ve acılar sonrası gelmesi gereken çoşkuyu
uyandırıyor. "Lions In a Cage" bu dediklerimi anlatıyor,
güçlü görünen aslanın zavallılığı ve yalnızlığı, gerek sözlerle,
gerek düzenleme ile ortaya koyulmuş. Diğer "rock müzik yapıyorum
ama kaval da var" diye geçinenlerin tam aksine, ney karizmatik,
hüzünlü ve uzlaşmaz tavrı ile ciğerlerimize işliyor. Davullarda
da, çoğu zaman askı davul ritmlerine rastlıyorsunuz, ritm yerinde
durmuyor, insanın bilincini sürekli ayakta tutuyor. "In Esir
Like an Eagle" en sevdiğim parçalardan biri, vokal çok güçlü
ve çok temiz... Bu parçanın vokal partisyonu çok özenle yazılmış,
çünkü çoğu grupta vokal, kesik cümlelerden ara ara giriş şeklinde
oluşur ama burada parçanın hızında devam ediyor, bu çok önemli bir
şey... "For Those Who Died Alone", deyim yerindeyse bir
metal ağıdı, gitarın sert tonu, neyin ve solo gitarın uyumu, insanın
içini cızlatıyor. Zurnanın çalınışı ve düzenlemesindeki ustalık
ise apayrı... "For the One Changing"in riffi, bir türküyü
andırıyor, albümdeki Anadolu kokusundan bir örnek bu şarkı, vokal
de gitarlarla bir zıtlık içine girerek daha yumuşak bir ses tonuyla
giriş partisyonunu söylemiş, bu da bana tecrübeli birinin verdiği
bir öğüdü çağrıştırdı, ciddi ve içten, zaten "open your eyes"
(gözlerini aç) şarkının son cümlesi...
Dikkatimi
çeken bir başka nokta ise, bu albümde dogaçlamalar daha çok kullanilmiş.
Karşimiza uzun gitar ve ney sololari çikabiliyor. Burada, albümün
tek eleştirdigim noktasiyla karşilaşiyoruz, bazi sololar şarkilara
uymamiş, bazilari çok efektvari olmuş, bazilari da riffin kalitesi
ve duyulurlugu karşisinda eriyip gitmiş. Ney sololari ise çok yerinde,
hele o "Lions In a Cage"deki ney dogaçlamasi, bana bir
türkünün arasinda söylenen uzun havalari hatirlatti. Diger albümlerde,
herşey birebir düzenliydi sanki, ama dogaçlama katmak grubu özgürleştirmiş.
Sözlü
müzik yapan grupların bir yanı olan lirikler üzerine de biraz konuşmamız
gerekir sanıyorum ki... Lirikler de özgürlük teması biraz daha önde,
iç çekişmeler, iktidara ulaşmanın eleştrisi, insan ilişkileri ana
konular... Neyin albüme mistik bir hava kattığını söyleyip duruyorum,
ama Pentagram tarihin arkasındaki ezeli gerçeğin insan olduğunu
unutmamış.
Türk
Rock tarihinde bir uzun yürüyüşçü olan Pentagram'in bu albümü, gerek
müzigi, gerek tanitimi, gerekse getirecegi başarilar ile, müzigimiz
için önemli bir adim olacaktir.
Barış
Sensoy 10
|
|