Hasankeyf kurtulacak   
 
 
İstanbul Arkeoloji Müzesi’nin önemli bölümlerinden Eski Şark Eserleri Müzesi, Garanti Bankası’nın sponsorluğunda yenilenerek ziyarete açıldı. Açılışa katılan Kültür Bakanı İstemihan Talay “Hasankeyf’i sular altında bırakmayacağız” dedi. 

İstanbul Arkeoloji Müzesi’nin bahçe kapısından içeriye girdiğiniz zaman, hemen solda, 1883 yılında Osman Hamdi Bey tarafından Sanayi-i Nefise Mektebi Alisi (Güzel Sanatlar Akademisi) olarak yaptırılan yapı karşılar gelen ziyaretçileri. Dönemin en tanınmış mimarlarından Alexandre Vallaury’nin eseri olan yapı, Sanayi-i Nefise Mektebi’nin Cağaloğlu’na taşınmasının ardından, Halil Edhem Bey tarafından Yakındoğu coğrafyasında yaşayan ülkelerinin eski kültür belgelerinin sergilenmesi için müze haline getirilmiş. 
 
 

BOnarım iki yıl sürdü 
Yıllardır boynunu büküp, ana binaya gelen ziyaretçileri bir köşeden seyreden, depolarda duran eserlere ev sahipliği yapmak için can atan bina, tüm bu hayallerine, önceki akşam düzenlenen törenle kavuştu. Birkaç yıl öncesinin harabe yapısı, Garanti Bankası’nın sponsorluğunda iki yıl süresince gerçekleştirilen onarım ve yenileme çalışmaları sonucunda Eski Şark Eserleri Müzesi olarak yeniden hazırlandı ve İslam öncesi Arap Yarımadası eserleriyle, Mısır, Mezopotamya ve Anadolu’dan gelen eserler, özenle yerleştirildi. Ve İstanbul Arkeoloji Müzesi’nin bu önemli bölümü Kültür Bakanı İstemihan Talay tarafından açıldı. 

Görkemli açılış törenine, Kültür Bakanı İstemihan Talay’ın yanı sıra Anıtlar ve Müzeler Genel Müdürü Alpay Pasinli, İstanbul Arkeoloji Müzesi Müdürü Halil Özek ve bir çok davetli katıldı. Kurtarma projesi için geniş tabanlı toplantı Kültür Bakanı Talay, özel sektörün sanata desteği hakkındaki görüşlerini “Benim Bakanlık dönemimi belirgin olarak çerçeveleyen en önemli unsurlardan biri, kültür ve sanata dönük kişi ve kurumların sponsorluk desteğini teşvik etmemdir” sözleriyle dile getiriyor. 

Zeugma’da geç kalan devlet- özel sektör işbirliği Hasankeyf için uygulanacak mı? sorumuza ise Bakan Talay “Böyle bir proje var. Henüz tüm ana hatları oluşmadı ama bunu size bir sürpriz olarak açıklıyorum. Önümüzdeki günlerde, Hasankeyf için kültür ve sanata dönük kişi ve kurumların katkısıyla geniş katılımlı bir toplantı düzenleyeceğim” dedi. Zeugma için de ellerinden geleni yaptıklarını söyleyen Bakan İstemihan Talay, Zeugma’da en önemli adımın, bölgede bir açıkhava müzesi kurabilmek olduğunu belirtti. 

Ilısu Barajı’nın suları altında kalacak Hasankeyf’in kurtarılabilmesi için bugüne dek birçok proje ve öneri ortaya atılmış ancak bir ilerleme kaydedilememişti. Helenistik döneme ait beş bin mağara ve Urartu, Roma, Bizans, Sasani, Süryani, Arap ve Artuklu dönemlerine ait birçok tarihi eseri barındıran Hasankeyf için önümüzdeki günlerde Kültür Bakanlığı’nın koordinasyonunda gerçekleştirelecek toplantı, ülkemizin bu çok değerli tarihi zenginliğini sular altında kalmaktan kurtarmaya yönelik süreci de başlatacak. 
 
 


Mısır, Mezopotamya ve Anadolu... 
- İslamiyet Öncesi Arap Yarımadası Eserleri (MÖ 4.-1. Yüzyıl) 
Koleksiyonun büyük bir bölümünü Güney Arabistan’dan gelen eserler oluşturuyor. 

- Mısır (MÖ 2575- MS 1. Yüzyıl)
Koleksiyondaki eserler arasında, E. Grebaut’un 1891 yılında Mısır’ın Teb kenti yakınlarında bulduğu eserler de var.

- Mezopotamya Eserleri (MÖ 5 Bin- 6. Yüzyıl) 
Koleksiyonun büyük bölümü Dicle ve Fırat nehirleri arasında yapılan kazılarda ortaya çıkmış. 

- Anadolu eserleri (MÖ 4.- 1.binyıl)
Koleksiyonun bir bölümü, Birinci Dünya Savaşı önceinde yapılan kazılarda bulunan Hitit dönemi eserlerinden oluşuyor. 

Ne dediler?
Dr. Alpay Pasinli (Anıtlar ve Müzeler Genel Müdürü) 
“Zeugma sadece bir örnek”
“Arkeolojiye destek ülke kültürüne destek demektir. Eğer buradaki kültür, tüm dünyanın ortak kültürüyse ve devletin gücü de sınırlıysa bu kadar zengin bir ülkede özel sektörün katkısı çok önem kazanıyor. Bu girişimleri destekliyoruz, teşvik ediyoruz. Zeugma’ya niye bu kadar ilgi gösteriliyor. Ilısu barajı altında kalacak onlarca yerleşim merkezi var, Hasankeyf var... Oysa Zeugma sadece örneklerden biri. Hasankeyf için daha zaman var, bu zaman içinde mutlaka bir çözüm bulunacağına inanıyorum.” 

Halil Özek (İstanbul Arkeoloiji Müzesi Müdürü) 
“Özel sektör eğitilmeli” 
“Özel sektörün arkeolojiye sahip çıkmasını destekliyorum. Devletin imkanları sınırlıdır. Binlerce höyük, yüzlerce ören yeri var. Bunların her birine bekçi koymak mümkün değil. Bu konuda özel sektör eğitilmelidir.” 

Sakıp Sabancı (İşadamı)
“Bu kültür dünyaya ait” 
“İşadamı olarak bizim kendi kültürümüze destek olmamız çok önemli. Bunu hem dünyaya tanıtım olarak hemde gelecek nesillere bırakacak önemli eserler olarak çok önemsiyorum. Çünkü buradaki ortak kültür tüm dünyaya ait.” 

•PINAR ÇELİKEL / ERGÜN DOĞAN
YENİ BİNYIL


 

 
.    Geri

 
 
   
 
1